YAPAY ZEKANIN SORUMLULUK HUKUKUNDAKİ YERİ
YAPAY ZEKANIN SORUMLULUK HUKUKUNDAKİ YERİ
1. GENEL OLARAK
Yapay zeka ve robotlar kendilerine verilen görevleri yerine getirmektedir. Bunu yaparken de çoğu
zaman eylemlerinin arkasında bir insan faktörü yer almaktadır. Bununla birlikte kendi kararlarını
alabilen ve otonom yapay zekanın tamamıyla insan kontrolünde olduğunu ifade etmek de doğru
olmayacaktır. Üretim, sağlık, ulaşım gibi sektörlerde kullanımı gittikçe yaygınlaştıkça yapay zekanın
eylemlerinden sorumluluk kavramının önemi de artmaktadır.
Araçların otonom sürüş esnasında karıştığı trafik kazaları, otonom araçların sebebiyet verdiği trafik
kazalarında kimin ya da kimlerin ve hangi hukukî sebebe dayalı olarak sorumlu tutulacağı sorusunu
beraberinde getirmektedir.1
Esas itibariyle sorumluluk, verilen zararın giderilmesidir2
. Hukuka aykırı fiili gerçekleştiren kişiler, bu
fillerinin verdiği zararları tazminle yükümlü olmalıdır.
Sorumluluk, taraflar arasında bir borç ilişkisi bulunup bulunmamasına göre değişmektedir. Sorumluluk
hukuku, sorumluluk borç ilişkilerinde taraflar arasında önceden sözleşmenin var olup olmamasına göre
“sözleşmeden doğan sorumluluk” ve “sözleşme dışı sorumluluk” olarak iki başlık altında
incelenmektedir.3
Sözleşmeden doğan sorumluluk halinde yapay zekaya sorumluluk yüklenmesi mümkündür. Zira
sözleşmeden doğan sorumluluk sözleşmenin taraflarınca belirlenebilir ve sözleşme taraflar için
bağlayıcı olmaktadır. Günümüz koşullarında yapay zekanın fiil ehliyeti bulunmadığından sözleşmeye
taraf olması ve borç altına girmesi mümkün olmasa da yasal düzenlemelerle birlikte yapay zeka da
sözleşmenin tarafı haline getirilebilecektir. Bu halde yapay zekanın sözleşmeden doğan sorumluluğu
sözleşmede yer aldığı tarafa ve sözleşmeye bağlı olarak değişecektir.
Yapay zekânın yalnızca sözleşmeden doğan sorumluluk kapsamında sorumlu tutulması, zarar görenin
menfaatlerini karşılamakta yetersiz kalacaktır. Nitekim yapay zekâdan doğan zararların çoğu durumda
asıl sebebi, üretim sürecine ilişkin hatalardan kaynaklanmaktadır. Zarar görenin tüketici olması hâlinde,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun başta olmak üzere ilgili mevzuat uyarınca,
sözleşmenin tarafı olmayan üreticiye karşı kanundan doğan sorumluluk hükümleri çerçevesinde
başvurması mümkündür. Bununla birlikte, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği zarar görenin satıcı
olmayan üreticiye yalnızca sözleşmeye dayalı olarak başvurması mümkün olmayabilir. Bu nedenle,
üreticinin sorumluluğunun hukuki temelinin sözleşme dışı sorumluluk rejimi kapsamında da
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yapay zekanın sözleşme dışı sorumluluğu ise yapay zekanın hukuki statüsüne göre farklılık
gösterecektir. Nitekim yapay zekanın hukuki statüsü hakkında farklı öneriler bulunmaktadır.
1 Mesut Serdar Çekin, (2018), Otonom Araçlar ve Hukuki Sorumluluk, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi S.33, s.284.
2 Merve Salı Eroğlu, (2022), “Sorumluluk Hukukunda Yapay Zeka”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Medipol Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, Türkiye, s.35
3 Merve Salı Eroğlu, a.g.e., s.35
2 YAPAY ZEKA VE SÖZLEŞME DIŞI SORUMLULUK
2.1.Genel Olarak
Sorumluluk doğması için her zaman bir sözleşme olmasına gerek bulunmamaktadır. Ortada zarar verici
davranış ve zarar varsa sorumluluk doğabileceği gibi bazı hallerde bu sorumluluk doğrudan kanundan
da doğabilmektedir. Mevcut yasal düzenlemeler zarar verici davranışta bulunan kişiyi, kanunun aradığı
şartları taşıması halinde, sorumlu tutmakla ve verdiği zararın sonuçlarına katlanmakla yükümlü
kılınmaktadır.
Örneğin TMK m.369 gereği ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl
zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, davranışlarından sorumlu tutulmaktadır. Kanunun dayanağı
ise ev halkından sayılan bu kişiler fiil ehliyetine sahip olmadığından davranışlarının sonucunu
öngöremeyebilecekleridir. Bu durumda da ev başkanının gözetim altında bulundurma ve özen borcu
gündeme gelecek ve eğer bu borçlarını yerine getirmez ve bir zarar meydana gelirse, bu zararı kendisi
meydana getirmemiş olsa dahi sorumlu tutulacaktır.
Hukukumuzda yer alan bu ve benzeri sorumluluk düzenlemeleri yalnızca yapay zekanın akıllı
davranışları veya ihmali durumları için kullanıcı, üretici, tasarımcı, ürün sahibi gibi zararın doğmasında
etkin belirli bir kişinin olduğu hallerde uygulanabilir niteliktedir.4 Ancak her zaman yapay zekanın
arkasında insan etkisi olmayabilmektedir. Yapay zeka ile çalışan otonom robotların tabiri caize kendi
akılları olup kendileri karar alabilmektedir. TMK m.369’un getiriliş amacı gözetim altında bulundurulan
kişilerin akıllı kararlar alamayacak oluşundan kaynaklanmaktadır. Bu kişilerin akıllı kararlar alıyor
olması halinde halen ev başkanının sorumluluğuna gidilemeyeceği de açıktır. Bu halde, yapay zeka
üreticisine gidilmesi ne kadar makul olacağı tartışmaya açıktır.
Yapay zeka ile çalışan otonom araçların ve robotların zarar verici davranışları sözleşme dışı sorumluluk
halleri kapsamında incelenecektir. Ancak bu sorumluluk halleri yapay zekaya atfedilen hukuki statüye
göre değişeceğinden alternatifli olarak incelemek gerekmektedir.
2.2 Yapay Zeka ve Haksız Fiil Sorumluluğu
Haksız fiil sorumluluğu kusura dayanan sorumluluktur. Diğer bir ifadeyle zarar verenin haksız fiil
nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için, kural olarak, hukuka aykırı fiil kast ya da ihmalle gerçekleştirmiş
olması gerekir. TBK m.49/1’de zarar verenin kusurlu olması gerekliği açıkça ifade edilmektedir. 5
Türk Borçlar Kanunu’nun “Haksız Fillerden Doğan Borç İlişkileri” başlıklı İkinci Ayrımında
düzenlenen m.49 şöyledir;
“(1) Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2) Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten
zarar veren de bu zararı gidermekle yükümlüdür.”
Haksız fiilden söz edilebilmesi için TBK’nın 49/1. maddesine göre şu dört unsurun birlikte bulunması
zorunludur: Öncelikle hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiili işleyen kusurlu olmalı, kusurlu şekilde
4 Merve Salı Eroğlu, a.g.e., s.39.
5
İlyas Sağlam, Emre Girgin, (Haziran 2022), Yapay Zekâ ve Sözleşme Dışı Kusursuz Sorumluluk, Antalya Bilim Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 10, Sayı: 19, s.49.
işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğmalı ve sonuçta doğan zarar ile hukuka
aykırı fiil arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.
TBK m.49 incelendiğinde, zararı gidermekle yükümlü kılınanın ‘kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille
başkasına zarar veren kişi’ olduğu anlaşılmaktadır. Halbuki yapay zekanın hukukumuzda ve genel
olarak tüm modern hukuk sistemlerinde tanımlanmış bir kişiliği bulunmamaktadır. Yapay zekanın
otonom olarak aldığı kararlar aslında yapay zekanın yazılımı tarafından alınmaktadır. Bu kapsamda
yapay zekanın karar veren bir kişiliği bulunmadığından haksız fiil sorumluluğu da gündeme
gelmeyecektir.
Yapay zekanın otonom olarak aldığı kararlar dolayısıyla haksız fiilden doğan sorumluluğunun ya da
sözleşmeye aykırılık halinde bir sorumluluğunun doğabilmesi için yasal düzenlemelerin bu çerçevede
yeniden ele alınması ve yapay zekaya da tüzel kişiler ve gerçek kişilerde olduğu gibi kişilik atfedilmesi
gerekmektedir. Kişilere tanınan hak ve fiil ehliyetlerinin yapay zeka açısından da tanınması halinde,
zararın doğrudan malvarlığı bulunan yapay zeka tarafından tazmin edilebilmesi öngörülebilir.
Bu durum göstermektedir ki, yapay zekaya atfedilen hukuki nitelendirmeye göre yapay zekanın haksız fiil
sorumluluğu da değişkenlik gösterebilecektir. Yapay zekayı bir nesne olarak kabul edersek haksız
fiilden sorumlu tutulamayacak olup, kişilik atfedilmesi halinde hâksiz fiil sorumluluğu doğması söz
konusu olabilecektir.
Bu doğrultuda mevcut hukuk düzenlemeleri kapsamında yapay zekanın haksız fiil sorumluluğu
mümkün gözükmemektedir. Türk hukukunda kişilik tanınmayan yapay zekaların haksız fiil teşkil eden
davranışları sebebiyle verdikleri zararlardan yapay zekâ üreticisi, kullanıcısı, sahibi ya da
programlayıcısı sorumlu tutulabilecektir. Bu kişilerin sorumlu tutulabilmesi için yapay zekanın otonom
şekilde almış olduğu karar ile haksız fiili sonucunda oluşan zarar aracında uygun illiyet bağı olması
gerektiği de atlanmamalıdır.
2.3 Yapay Zekâ ve Kusursuz Sorumluluk
Hukukumuzdaki ana kural kusur sorumluluğu olup kusursuz sorumluluk halleri istisnai olarak kanunda
düzenlenmiştir. Sorumluluğa konu olay ile zarar arasında neden-sonuç ilişkisinin kurulabilmesinin
yeterli olduğu kusursuz sorumluluk türünde, kusurun varlığı yerine kanunda öngörülen gözetim veya
objektif özen ihlali, tehlikeli bir işletme gibi belirli bir olgu aranmaktadır. Kanunda belirtilen bu olgular
ile zarar arasındaki uygun illiyet bağı, kusursuz sorumluluğu doğurmaktadır.7
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda kusursuz sorumluluk “hakkaniyet sorumluluğu”, “özen (olağan
sebep) sorumluluğu” ve “tehlike sorumluluğu” olmak üzere üçe ayrılmıştır. Ancak öğretide olağan sebep
sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu şeklinde de ayırım yapılmaktadır.8
(i) TBK m.65’te düzenleme bulan “hakkaniyet sorumluluğu”, ayırt etme gücü bulunmayan kişilerin
verdiği zararlardan hakkaniyet esasına göre sorumluluğu düzenlemektedir.
(ii) TBK m.66 “adam çalıştıranın sorumluluğu”, TBK m.67 “hayvan bulunduranın sorumluluğu”, TMK
m.369 “ev başkanının sorumluluğu” objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle özen
sorumluluğunun gündeme geldiği hallerdir. Objektif özen yükümlülüğünün ihlal edilmesi ile doğan
6 Merve Salı Eroğlu, a.g.e., s.41.
7 Merve Salı Eroğlu, a.g.e., s.44.
8
İlyas Sağlam, Emre Girgin, a.g.e., s.12
kusursuz sorumluluk hallerinde, sorumluluk çerçevesine giren bir zararın, gerekli özenin gösterilmemiş
olması sebebiyle doğduğu karine olarak kabul edilmektedir.9
(iii) TBK m.71’te düzenleme bulan “tehlike sorumluluğu ve denkleştirme”, tehlike arz eden bir
işletmenin verdiği zararlardan sorumluluğu düzenlemektedir.
Hukuken kişi olarak nitelendirilmeyen yapay zekanın, kendi verdiği kararları sebebiyle oluşan
zararlardan dolayı kusur sorumluluğu bulunmadığından TBK m.49 ve devamında düzenleme bulan
hükümler uygulama alanı bulamayacaktır. Bu sebeple daha çok, kusura dayanmayan sorumluluk
hallerine dayanmak gerekecektir. Hukukumuzda kusursuz sorumluluk halleri sınırlı olup, yapay zekanın
sorumluluğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Kusursuz sorumluluk hali istisnai olduğundan,
açık bir hüküm olmadığı sürece yapay zekaya uygulanması da mümkün olmayacaktır. Ancak halihazırda
konunun yasal dayanağı bulunmasa dahi yapay zekanın sözleşmesel ilişki dışında zarara neden olması
mümkündür. Doktrinde de yapay zekaya atfedilen hukuki niteliğe göre kusursuz sorumluluk hallerinin
uygulama bulup bulamayacağı tartışılmaktadır.
3. SONUÇ
Sözleşme ile borç altına girmek, mülk edinebilmek eylemlerinin sonuçlarından sorumlu tutulmak, zarar
verici davranışlar sebebiyle verilen zararı tazminle yükümlü kılınmak gibi gündelik hayatta karşılaşılan
pek çok olay kişilere özgü bir durumdur. Yapay zekanın ise Türk hukuk sisteminde ve diğer modern
hukuk sistemlerinde bir kişiliği bulunmamaktadır.
Yapay zekaya bir kişilik atfedilmemesi halinde, yapay zekanın ve robotların insanlara verdiği zarardan
kimin sorumlu tutulacağı tüm dünyadaki hukukçular tarafından tartışılmaktadır. Zira yazımızda
bahsedildiği üzere, eylemlerinin sonuçlarından sorumlu tutulabilmek ve bunları tazminle yükümlü
kılınabilmek için yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmakta ve bu düzenlemelerin öznesinin belirlenme
ihtiyacı doğmaktadır.
Yapay zekanın hukuki statüsü hakkında yasal bir düzenleme olmadığından Türk hukuk doktrininde ve
dünyada yapay zekanın otonom olarak verdiği kararlar sonucunda sebep olduğu zararlardan
sorumluluğu hakkında bir görüş birliği bulunmamaktadır. Tüm bu soruların ve tartışmaların cevabını
ise yasama organlarının getireceği yasal düzenlemeler verebilecektir.
AYDIN&AYDIN AVUKATLIK ORTAKLIĞI
TİCARET DEPARTMANI
Av. Ece Nur KARAKAŞ TIRPAN
